SON DAKİKA

BIST100
109.330
-0,31%
DOLAR
3,8682
-0,49%
EURO
4,5485
-0,82%
ALTIN
156,15
-0,34%

Cumhurbaşkanı Erdoğan: AKPM kararını tanımıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin (AKPM) Türkiye'ye ilişkin siyasi denetim kararını tanımadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: AKPM kararını tanımıyoruz
Bu haber 26 Nisan 2017 - 9:38 'de eklendi ve 521 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin (AKPM) siyasi denetim kararını tanımadıklarını söyledi.

Bir haber ajansına konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKPM’nin Türkiye ile ilgili almış olduğu ‘siyasi denetim’ kararını değerlendirdi. Erdoğan, Türkiye’ye karşı alınan kararı tamamen siyasi olarak nitelendirerek, “İstedikleri kadar böyle bir kararı almış olsunlar” dedi.

Fransa’da pazar günü bir seçim yapıldığını ve bu seçimin OHAL şartları içerisinde gerçekleştiğini anımsatan Erdoğan, “Sadece bir terör örgütüne karşı -ki sadece 15-20 kişinin öldürüldüğü bir terör olayıydı bu, bunun ardından- böyle uzun süreli bir OHAL uygulamasına başladı. Pazar günü yapılan seçim OHAL şartları altında yapıldı. Şimdi 15 gün sonra yapılacak olan seçim yine OHAL şartları altında yapılacak. Peki Fransa ile ilgili acaba böyle bir şart ve yahut böyle bir uygulama gündeme geliyor mu? Böyle bir şey asla yok. Türkiye’de devletin yıkılmasına yönelik bir darbe girişimi var. Bu darbe girişimine karşı Türkiye OHAL’i uygularken, silahlı kuvvetlerinin içerisindeki bu FETÖ mensuplarını temizliyorsunuz, emniyetin içerisindeki terör örgütü mensuplarını temizliyoruz, aynı şekilde devletin kurumlarının içerisine sızmış olan bu terör örgütü mensuplarını temizliyoruz. Bunu temizlemek mecburiyetindeyiz” şeklinde konuştu.

ALMANYA’DA 500 BİN KİŞİ DEVLETTEN TEMİZLENDİ

Erdoğan, Doğu Almanya ile Batı Almanya’nın birleşmesi sürecinde 500 bini aşkın insanın devletten temizlendiğini kaydederek, şöyle devam etti: “Buna kimse bir şey diyebilmiş midir? Dememiştir. Şu anda Türkiye’ye karşı alınan bu karar tamamen siyasidir. Biz zaten böyle bir kararı tanımıyoruz. İstedikleri kadar böyle bir kararı almış olsunlar. Çok da büyütmüyoruz. Bu karar alınmıştır, geçmiştir”

AB SÖZÜNDE DURMUYOR

Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı hiçbir sözünde durmadığını da dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “54 yıldır AB, Türkiye karşı hiçbir sözünü tutmamıştır, samimi davranmamıştır, dürüst davranmamıştır. En son 6 yıldan bu yana… Bakın Suriye’den, Irak’tan 3 milyona yakın insanı biz ülkemize kabul ettik. Bunlar nereden kaçıyordu? Bombalardan kaçıyordu. Biz bunları şu anda ülkemizde misafir ediyoruz. Peki AB tüm bu olaylar karşısında bize hangi sözü verdi? Dedi ki ‘Temmuz 2016’da size 3 milyon avro vereceğiz. Verdi mi? Hayır. Hatta ‘İkinci yine aynı yıl içerisinde bir 3 milyar avro daha vereceğiz.’ Peki şu ana kadar verdiği ne biliyor musunuz? 725 milyon avro. BM Mülteciler Konseyi verdi mi? O da 550 milyon dolar verdi” açıklamasında bulundu.

HER AN HER ŞEY OLABİLİR

Brüksel’de dışişleri bakanları toplantısı yapılacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “Avrupa eğer bu konularda, işte şu son bazı gelişmelerle birlikte bazıları çıkıyor ileri geri konuşuyorlar. ‘Biz AB olarak Türkiye ile müzakereleri durdururuz’ vesaire falan filan gibi şeyler yapıyor. Eğer anlayış ve mantık gerçekse o zaman tabii ki biz ne yapacağız, durumu gözden geçireceğiz çünkü Türkiye şu anda 35 fasılla ilgili her şeyde hazır. Türkiye’nin hazır olmadığı hiçbir fasıl yok. İstedikleri anda hepsini önlerine koyduk, koyuyoruz. Hangisini isterlerse. Bizim bu noktada açığımız yok ama onlar halen oyalıyorlar. Samimiyseler, dürüstseler AB’den Sorumlu Bakanım ve Dışişleri Bakanım dahil olmak üzere oturulur ve bir an önce bu iş hallolur. ‘Ha bunu halletmeyeceğiz, biz 3-5 sene daha bunu sallayacağız’ derlerse bize de o zaman yapacağımız tek şey kalıyor. Millete gitmek. İngiltere gitti mi millete? Gitti. Brexit kararını çıkardı mı? Çıkardı. Ne oldu. Şu anda çok da rahat huzurlu şekilde geleceğe yürüyorlar. Belki bunu şimdi başka ülkeler takip edecek. Buna ‘hayır’ diyemeyiz? Aynı şeyi mesela Norveç de yaptı. Biliyorsunuz Norveç’in girişiyle çıkışı bir oldu. Benzer bir şey Türkiye için niye olmasın? Çünkü karşımızdakiler samimi davranmıyor. Samimi davranmadığı için biz de başka çıkış yollarını bulmak zorundayız. Niye biz kadar bu kapıda oyalanalım ki? 54 sene dilek kolay. 54 sene Türkiye’yi AB kapısında oyalayacaksın, ondan sonra da niye böyle olacaksın. AB’nin kendi çek etmesi lazım. AB şu anda bir dağılma sürecinin içerisine girmiştir. Bir tane, iki tane ülke şu anda AB’yi ayakta tutamaz. Bunu bilmeleri lazım ama Türkiye gibi samimi ve farklı bir inancı temsil eden ülkenin orada olması onlara güç katardı. Onlar halen bunun farkında değil çünkü AB’nin içerisinde halkı Müslüman olan bir tane ülke yok. Olursa sadece Türkiye olur ama bunu da 54 senedir hazmedemediler. Belki de bu hazımsızlığın arkasında bu vardı. Şimdi bunlar yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Onun için biz şu anda aynen gözlemedeyiz, beklemedeyiz. Her an her şey olabilir” şeklinde konuştu.

RIZA SARRAF VE MEHMET HAKAN ATİLLA’NIN AMERİKA’DA YARGILANMASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İş adamı Rıza Sarraf ile Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın ABD’de yargılanmasına ilişkin soruları da cevapladı. Rıza Sarraf’ın babasının oğlu olmadığını ancak bir vatandaşı olduğunu aktaran Erdoğan, “Devletlerin yöneticilerinin herhalde bir görevi de kendi vatandaşlarının hukukunu korumaktır. Eğer varsa bir suçu, bunlar bizim Adalet Bakanlığımıza da bildirilir ve gereği yapılır ama yoksa durup dururken hemen bazı şeyler uydurulmak suretiyle insanlar alınırsa o zaman tabii ki kendi vatandaşına sahip çıkamayan bir ülke konumuna düşersiniz. Diğer Hakan Bey ise bizim adeta devlet bankamız konumunda olan bir bankanın genel müdür muavinidir ve şu ana kadar Amerika’ya 7 kez girip çıkmıştır. Herhangi bir şey yokken son anda böyle bir şeyin genel müdür muavinimize uygulanmış olması, bunun burada art niyetli bazı girişimlerin olduğunu göstermektedir” ifadelerini kullandı.

FETÖ BAĞLANTISI

“Belki burada da biz tabii FETÖ’yle ilgili bağlantıların olduğunu hissediyoruz, görüyoruz ve bizim yaptığımız tespitler de bu istikamettedir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan,  şöyle devam etti: “Bu oyunun bozulması gerekiyor. Yani şu anda tabii ki Halk Bankası’nın tuttuğu avukatlar var, Sayın Sarraf’ın tuttuğu avukatlar var. Aynı şekilde bizim, şu anda devlet olarak bu konuda, tabii ki bizi işin içine sokmaya gayret edenler var, bu noktada avukatların çalışması var. Bütün bunların hepsini Sayın Başkan’la ele alacağız. En azından idari noktada atılabilecek bazı adımlar niye atılmıyor bunu soracağız. FETÖ denilen bu teröristin, yani burada yaklaşık 19 senedir 400 dönümlük bir arazi içinde misafir ediliyor olması düşündürücüdür. Yani en azından bu kişinin idari olarak gözaltına alınması veya tutuklanması beklentimizdir çünkü bu 170 ülkede adeta bir mikserdir. ‘Eğitim, vesaire gibi bu tür hizmetler yapıyorum’ kılıfına bürünmek suretiyle bu işleri yürütmektedir. Biz bunları da tabii Sayın Trump’la paylaşacağız. Görüşmemiz tabii ki zengin olacak, üzerinde duracağımız konular çok fazla olacak diye planlıyoruz”

TSK OPERASYONLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonlarının Peşmergelere karşı olmadığını söyledi. TSK’nın Sincar ve Karaçok’taki hava harekatına yönelik Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TSK’nın Sincar’da, Karaçok’da falan yapmış olduğu bu operasyon kesinlikle Peşmergelere karşı bir operasyon değildir. Bu daha önceden zaten Sayın Barzani’ye, onlara bildirilmiş olan bir operasyondur” diye konuştu.

Türkiye için tehdit oluşturan terör örgütünün silah ve mühimmat gibi malzemelerinin bulunduğu yaklaşık 40 noktada kimsenin olmaması gerektiğinin ABD ve Rusya’ya da ayrıca bildirildiğini kaydederek, operasyon öncesinde de tekrar bildirimde bulunulduğunun altını çizdi.

SON TERÖRİST YOK EDİLİNCEYE KADAR…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu operasyonların son terörist yok edilinceye kadar devam edeceğini de belirterek,  “Yaklaşık 45 dakikalık bir süre içerisinde yapılan bu operasyonla buradaki bu noktalar yüzde 100 isabetle vurulmuştur fakat bu arada da 5-6 Peşmerge’nin öldüğü bilgisi bize geldi. Bu tabii bizim için arzu edilmeyen bir konuydu ama böyle bir şey söz konusu oldu. Bunun ne yazık ki önceden kendilerine bildirilmiş olmasına rağmen böyle bir neticenin çıkması bizim üzüntümüze muciptir. Kesinlikle, yani bizim oradaki terörle mücadelede hep söylüyoruz, son terörist yok edilinceye kadar bu mücadelemiz içeride ve dışarıda sürecektir. Kandil’de, Kuzey Suriye, Kuzey Irak’ta sürecektir. Mesela şimdi Sincar bölgesi bizim için, daha önce açıkladım ben, burası bizim açımızdan ikinci bir Kandil’dir. Biz ikinci bir Kandil’in oluşmasına müsaade etmeyeceğiz çünkü Sincar’da yaklaşık 2 bin civarında PKK’lı var. Biz orada böyle bir şeyin oluşmasına müsaade edemeyiz. Eğer müsaade edersek yarın orası bir tehdit oluşturacak. Tedbirimizi almaya mecburuz. Eğer biz bataklığı kurutmazsak, bataklık haline gelince bir daha burayı kurutmak mümkün değildir. Onun için adımlarımızı atmak zorundayız. Bunu Amerikalı dostlarımızla da paylaştık, paylaşıyoruz. Rus dostlarımızla da paylaştık, paylaşıyoruz. Aynı şekilde Kuzey Irak yerel yönetimiyle de bunları zaten sürekli paylaşıyoruz. Onun için son teröriste kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz çünkü bütün sınır vilayetlerimizde huzuru temin etmemiz lazım” şeklinde konuştu.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER